• DOLAR
    $1.470,37
  • EURO
    $0,326
  • ALTIN
    $19.744,37
  • BIST
    $55,29
Finlandiya gemileri Osmanlı’dan izinsiz dolaşamazdı

Finlandiya gemileri Osmanlı’dan izinsiz dolaşamazdı



Vakanüvis, NATO’ya üye olmak isteyen Finlandiya’nın Osmanlı Devleti ve Türkiye ile olan ilişkisini mercek altına aldı.


Vakanüvis inceledi: Finlandiya gemileri Osmanlı’dan izinsiz dolaşamazdı

NATO’ya üye olmak için İsviçre’yle beraber harekete geçen Finlandiya’nın Türkiye aleyhtarı örgütlere şefkatle davranılmış olduğu biliniyor.

Üyelik yolunda Türkiye’nin vetosuyla karşılaşmak istemeyen Fin yetkililer bugünlerde, inandırıcılıktan uzak açıklamalarla gönül almaya çalışıyorlar.

Normal olarak bu temelsiz sözler, Finlandiya’nın Türkiye düşmanlarına kol kanat gerdiği gerçeğini değiştirmiyor.

Oysa kendi tarihleri, Finlerin Türklerden yalnız dostluk gördüğünü ortaya koyuyor.

İsveç’in parçası, Rusya’nın şamar oğlanıydı

Doğuda Rusya, kuzeyde Norveç ve batıda İsveç’le komşu olan, Baltık Denizi ile Takımadalar Denizi’ne kıyısı bulunan Finlandiya, 338 bin 455 km² yüzölçümünde 5,5 milyon nüfusa haiz bir ülke.

Fince konuşulan ülkenin başkenti ve en büyük şehri Helsinki. Bir rivayete bakılırsa – zira değişik değişik rakamlar var – Finlandiya’da 180 bin göl bulunuyor.

Finlandiya 600 yıldan uzun bir süre, Orta Çağdan 19. yüzyılın başına kadar İsveç’in bir parçasıydı. Bu zamanda Rusya, İsveç’in “Finladiya Bölgesi”ne sık sık saldırılar düzenlemişti. Nihayet 1809 senesinde Rusya amacına ulaşmış ve Finlandiya’yı İsveç’ten kopartıp kendisine bağlı özerk bir prensliğe dönüştürmüştü.

Son Rus çarı olan II. Nikolay, ülkeyi “Ruslaştırmak” ve özerkliğini sonlandırmak istediyse de 1917 Bolşevik İhtilali’yle Finliler Ruslardan kurtulma fırsatı bulacaktı. Finlandiya, 6 Aralık 1917’de bağımsızlığını duyuru etmiş, ayrıca da bir iç cenk yaşamıştı. II. Dünya Savaşı esnasında hem Sovyetler Birliği’ne hem de Almanya’ya karşı savaşan Finlandiya, ikili oynamasının bedelini ise bir kısım toprağını kaybederek ödemişti.

Vakanüvis inceledi: Finlandiya gemileri Osmanlı’dan izinsiz dolaşamazdı #1

Fin gemileri, II. Mahmut’un tuğrasının koruması altında

Finlandiya’nın Finlandiya olduğu geçtiğimiz yüzyılın başlarına kadar olan “hap zamanı” bu şekilde. Rusya’nın boyunduruğu altında, “özerklik” ambalajında minik hükümranlık alanlarına haiz olduğu 1800’lü yıllarda Finlandiya ile Osmanlı Devleti içinde ise büyükle minik arasındaki şefkatli bir ilişki vardı. Finler, Rus himayesinde bulundukları dönemde sık sık Akdeniz’e gelmiş olarak bölgede tecim yapıyorlardı.

Fin gemileri; Mısır kıyıları ile Cebel-i Tarık Boğazı, Cezayir, Tunus, Libya, İtalya, Arnavutluk ve Yunanistan civarında rahatça seyredilmek ve ticarî faaliyette bulunabilmek için Osmanlı Devleti’nden “Sefine Kağıdı” (Deniz Yol Kağıdı) almak zorundaydılar. Bu evrak, Finlerin gemilerini hem muhatap devletlerin ihtimaller içinde negatif davranışlarından hem de korsan saldırılarından koruyordu.

Bu “Sefine Kağıtları”ndan Sultan II. Mahmut’un tuğrasını taşıyan bir hükümname Cezayir, Tunus ve Trablusgarp Beylerbeylerine hitaben yazılmıştı. 1818 tarihindeki bu belgede, Finlandiyalı kaptan Petrarih Tranström’den bahsedilerek, kendisine dokunulmaması, seyir ve tecim faaliyetini rahatça yapmasının sağlanması emrediliyordu. 1824 tarihindeki bir başka hükümnameyle de gene Finli vapur kaptanı Eril Diupström’e ilişik geminin serbestçe seyr-i sefer etmesine izin verilmekteydi.

Vakanüvis inceledi: Finlandiya gemileri Osmanlı’dan izinsiz dolaşamazdı #2

Finlandiya’daki Türklerden “Türkçe Ezan”a destek

Finlandiya ile Türkiye arasındaki ilişkiler tarihinden garip bir detay da Cumhuriyet’in ilanından sonraki dönemde yer almıştı. Finlandiya’ya yönelik göçlerle bu ülkede bir topluluk haline gelen Kazan Türkleri, Cumhuriyet yönetiminin Ezan-ı Muhammediye’nin Türkçe okutulması uygulamasını memnuniyetle karşılamışlardı.

Finli Müslümanları temsil ettiklerini söyleyen bir grup, Ankara’ya bir “kutlama telgrafı” da çekmişti. Kısa bir süre sonrasında “Finlandiya Cemaat-i İslamiyesi”, Türkçe Ezan değilse bile Cuma hutbesi ile sair hutbelerin Türkçe okunmasını kararlaştırmıştı.

Vakanüvis inceledi: Finlandiya gemileri Osmanlı’dan izinsiz dolaşamazdı #3

“Beyaz Zambaklar Ülkesi” Finlandiya’ydı

Ayrıca, Finlandiya’dan çıkıp dünya edebiyatına mal olan “Beyaz Zambaklar Ülkesi” kitabı da bir dönem Türkiye için hususi bir öneme haiz olmuştu. Grigory Petrov’un yıllara yayılmış Finlandiya seyahatlerindeki notlardan oluşan kitap, 1800’lerin sonlarında Fin halkının içinde bulunmuş olduğu negatif durumdan kurtulma yolunda aydınların öncülüğünde sergilediği mücadeleyi anlatıyordu.

Kitap, Cumhuriyet idaresinin dikkatini çekmiş ve hem sivil hem de askerî okullarda okutulması sonucu alınmış, ek olarak halka da parasız dağıtılmıştı. Ankara’daki yöneticiler bu mevzuda o denli istekliydiler ki, Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının bir dönem Kuran-ı Kerim’den sonrasında en fazlaca okunan kitap haline geldiği bile öne sürülmüştü.

Ek olarak Ankara Çankaya’da bir sokağa da “Beyaz Zambaklar” adı verilmişti. 27 Mayıs darbesini icra eden kadronun pek fazlaca adı, “Beyaz Zambaklar Ülkesi” kitabına hususi bir ilgi duyduklarını, yine yine okudukları bir kitap bulunduğunu dile getirmişti.

– Arş. Gör. Mehmet Sait Istek, “Türkiye – Finlandiya Siyasal İlişkilerinin Başlaması”, Mustafa Kemal Atatürk Üniversitesi Dergisi – Evren Minik,

Türkiye – Finlandiya İlişkileri, Mustafa Kemal Atatürk Ansiklopedisi – Zübeyr Yıldırım, “Beyaz Zambaklar Ülkesinde”, 8 Kasım 2019, medium.com

Vakanüvis inceledi: Finlandiya gemileri Osmanlı’dan izinsiz dolaşamazdı #4

Vakanüvis inceledi: Finlandiya gemileri Osmanlı’dan izinsiz dolaşamazdı #5

Vakanüvis inceledi: Finlandiya gemileri Osmanlı’dan izinsiz dolaşamazdı #6


Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır