• DOLAR
    $2.781,1600
  • EURO
    $0,6749
  • ALTIN
    $38.381,0300
  • BIST
    $122,5000
Su krizi kabusa dönüştü! İnsanlara saldırdılar

Su krizi kabusa dönüştü! İnsanlara saldırdılar


Su krizi kabusa dönüştü! İnsanlara saldırdılar

İki yıl önceki travmatik vakası “Geldiğini görmedim” diye anlatmaya başlıyor. Şok hali ve inanamamazlık hala gözlerinde canlı.

Siahouk, kırışmış sol eliyle, kemikli yüzünü sıvazlarken o anı tekrardan yaşıyor şeklinde. “Çenesindeki plastik su şişesini sıkarak kurtulmayı başardığını” konu alıyor.

Siahouk kan kaybı sebebiyle otuz dakika bilincini yitirdi.

Yutulan çocuklar

Siahouk’un anlattıkları bir çok çocuk oldukca sayıda kurbanın başına gelenlerle benziyor. İran medyasında sık sık, Beluci evlatların ürkütücü yaralarıyla ilgili haberler yer ediniyor.

2016’da 9 yaşındaki Ali Rıza bir timsah tarafınca yutuldu.

Temmuz 2019’da 10 yaşındaki Hawa, timsah saldırısında sağ kolunu yitirdi. Çamaşır için su almaya giden Hawa, tam timsah tarafınca çekiliyordu ki, tarafındaki arkadaşlarının mücadelesi yardımıyla kurtuldu.

Saldırılar, İran’ın akut su problemi yaşamış olduğu, bu yüzden de gandoların naturel yaşam alanlarının daralıp, yiyecek kaynaklarının azaldığı bir dönemde yaşandı. Aç kalan hayvanlar, bölgelerine yaklaşan insanları ya av ya da kuruyan kaynaklarına tehdit olarak görüyorlar.

İran ve Hint altkıtasına yayılmış haldeki gandolar geniş burunlu timsahlar ve Internasyonal Tabiat Koruma Birliği (IUCN) tarafınca “tehdit altında” olarak görülen bir tür.

İran’da 400 kadar, tüm nüfusun %5’inin yaşamış olduğu tahmin ediliyor. İran Çevre Kurumu, hem gandoların hem de bölgede yaşayanların korunması adına dengeyi bulmak için elinden geleni yaptığını söylüyor.

Son yıllarda susuzluk sebebiyle yaşanmış olan tüm bu trajedilere rağmen, bu taahhüdün yerine getirildiğine işaret eden oldukca azca şey var. Gandoların İran’daki başlıca yaşam alanı olan Bahu-Kalat Nehri’nin kenarındaki yollarda, neredeyse asla uyarı tabelası yok.

“Bahçelerimi gözden çıkardım”

Hükümetin anlamlı bir stratejisi olmaması sebebiyle, gönüllüler gandoların susuzluklarını giderip, karınlarını doyurarak türü kurtarmak için harekete geçti.

Nehirle aynı adı taşıyan Bahu Kalat köyünde, senelerdir gandolarla beraber yaşayan Malek-Dinar ile oturduk.

Malek-Dinar, bir zamanlar muz, limon ve mango yetiştirdiği toprakları için “Bu yaratıklara su gitsin diye bahçelerimi gözden çıkardım” diyor.

Nehrin derhal yakındaki kıyısında tertipli bir halde tavuk göğsüyle beslediği birkaç gando var.

Malek-Dinar, “Iğrenç sıcak sebebiyle kurbağalar ve avladığı öteki hayvanlar azaldı” diyor. “Haydi, buraya gelin, haydi” diye bağırarak timsahları topluyor ve benden güvenli bir mesafede kalmamı istiyor.

Göz açıp kapayıncaya kadar iki timsah ortaya çıkıp, tanıdık beyaz kovadan paylarına düşen tavuğu yiyecek için bekliyorlar.

‘Susuz kim yaşayabilir?’

İran’da su kıtlığı Sistan-Belucistan’a özgü değil. Ülkenin güneybatısındaki petrol zengini Huzistan eyaletinde Temmuz ayında çıkan protestolarda oldukca sayıda şahıs öldü. Kasım sonunda da ülkenin orta kesimlerindeki İsfahan’da, Zayende-Roud Nehri’nin kuruyan yatağında toplanan eylemcilerin üstüne ateş açtı.

Küresel ısınmanın çirkin yüzü İran’da şimdiden görülüyor. Belucistan’daki tesirleri ise on senelerdir devam eden fena su yönetimiyle birleştiğinde feci olabilir.

Bir kum fırtınasında sığınmak için Şir-Muhammed Pazarı’nda durduk ve açıkta çamaşır yıkayan hanımlarla karşılaştım.

35 yaşındaki Meleknaz “Boru şebekesi var fakat muslukta su yok” diyor. Eşi Osman, duşlarla ilgili soruma gülümseyip, derhal yanda çocuğunu tuzlu suyla dolu bir tenekede yıkayan hanımı gösteriyor.

Beş çocuk babası Osman ve sohbete katılan kuzeni Nuşervan, komşu Pakistan’a orada daha oldukca paraya satılan yakıt taşıyarak geçiniyorlar.

Nuşervan “Sayısız risk var” diyor fakat “ortada iş yokken olursa olsun” diye de ekliyor. Risk hakikaten büyük ve gerçek. Şubat ayında, İranlı sınır muhafızları bir grup “yakıt kaçakçısına” ateş açıp, minimum 10 kişiyi öldürdü.

İran yönetimi güvenlikten kaygılanırken, kırılgan sınır bölgesinde bu tür operasyonlar sık sık yapılıyor.

Osman “Çektiklerimizi bilerek görmezden geliyorlar. İnan biz devlet düşmanı değiliz” diyor ve hem kendisinin hem de birçok hayalkırıklığına uğramış Beluci’nin “dizgesel dikkatsizlik” diye tanımladığı durumdan yakınma ediyor.

Osman ve sayısız birçok Beluci için işsizlik, bir zamanlar rahatlık içinde beraber yaşadıkları gandoları bile düşman eden su sıkıntısından oldukca daha önemsiz bir problem.

“Hükümetten bir yardım beklemiyoruz. Bizlere tabağa koyup, iş sunmalarını da beklemiyoruz” diyor Nuşervan ve ekliyor:

“Biz Beluciler, çölde bir parça ekmekle yaşabiliriz. Fakat su yaşamın aslı. Susuz yaşayamayız. Kim yaşayabilir ki?

 


Kaynak: webhane.com

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır

mega888 apk