• DOLAR
    6,0941
    %-0,11
  • EURO
    6,6161
    %0,46
  • ALTIN
    322,13
    %1,39
  • BIST
    7,9039
    %0,52
Defne Samyeli’ye Eren Talu hatırlatması

Defne Samyeli’ye Eren Talu hatırlatması

Defne Samyeli’nin Cem Yılmaz-Serenay Sarıkaya aşkının ortaya çıkmasının ardından ‘Konduramadım’ söylemesi gündem oldu. Defne Samyeli’nin bu söylemesinin ardından dayanak olan sosyal medya kullanıcıları olduğu gibi 10 sene evvel verilen bir görüşmeyi anımsatan sosyal medya kullanıcıları da vardı. Samyeli’nin daha önceki eşi, 10 sene evvel verdiği ziyaretinde o yarıyıllar haber spikeri olan Samyeli’nin kendisini kandırdığını ve başka bir adamla çekilmiş üryan resimlerini gördüğünü söylemişti. İşte Defne Samyeli’nin daha önceki eşi Eren Talu’nun verdiği müzakere… Eren Talu söylemesinde şu ifadeleri kullanıyor; ”Defne, Brüksel’e bir medya konferansına gitmek istedi, “Natürel” dedim. Gitti. İşte ne olduysa o konferansta oldu. Richard Gizbert denilen o adamla tanışıyor. Adam, El Cezire televizyonunun Uğur Dündar’ı. Konutlu. Öğrenilen, tanınan biri. Karısı var, hayır işleriyle uğraşıyor, çok saygıdeğer bir şahsiyet. Londra’da yaşıyorlar. Richard o buluşmada moderatör. Bizimki de olgun erkeklerden seviyor…” Defne Samyeli’ye Eren Talu hatırlatması
Eşinin o yarıyılda sabahlara kadar bilgisayar başında olduğunu ve yatağa beşte geldiğini belirten Eren Talu, adamla internet üzerinden konuştuğunu ifade etmiş. Eren Talu müzakerenin devamında; ”Bir akşam çalışma odasına girdim, baktım internette, beni görünce apar topar bilgisayarı kapattı. Bütün o sırada Blackberry’sine ileti geldi, hem bilgisayara hem telefona aynı anda geliyor ya… Masadaki cep telefonunu elime aldım, koştu, elimden kaptı. Adamdan gelen iletiyi görmemi istemiyor. Sildi iletiyi.” diyerek hadiseyi anlatıyor. Samyeli ile olan ilişkisinin her ayrıntının verdiği müzakerede anlatmaya devam eden Eren Talu; “Votkanın gözünü beğeneyim! İki şişe votka içtik, birbirimize her şeyi kavrattık. Seviştik de. Ama daha evvel dedi ki, “Benden şüpheleniyorsun, al bak telefonumu hiçbir şey yok.” Verdi telefonu. Nasıl olduğunu öğrenmiyorum ama sildiğini varsaymış fakat her şey içinde. Tam mailler, SMS’ler. Karımın muhtelif resimlerini görüyorum, kendiliğindene sürüklemiş, hiç tanımadığım bir adama yollamış. Sabah süslenip püslenip konferansa diye çıkıyor, meğerse adamın Sheraton’daki odasına gidiyormuş. Aşıklar orada buluşurken, benim içim içimi yiyor, bir şey var ama kavrayamıyorum. Artık üzerimde nasıl bir baskı kurmuşsa işim eforum yok ama Sherton’a gidemiyorum. İki de bir arıyorum, telefonu çalıyor, açan yok, sonra açılıyor Defne “Ne oldu, neden arıyorsun?” diyor. Nedense Defne’nin sesi hep akustikli, meğerse adamın odasındaki banyodan konuşuyormuş…” diyerek görüşmeyi tamamlıyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır