• DOLAR
    6,0941
    %-0,11
  • EURO
    6,6161
    %0,46
  • ALTIN
    322,13
    %1,39
  • BIST
    7,9039
    %0,52
Sağlık Bakanlığı uyardı: Sadece maske kullanmak yetmez

Sağlık Bakanlığı uyardı: Sadece maske kullanmak yetmez

Türk Muayenehane Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları KLİMİK Derneği, koronavirüs bilgilendirme buluşması tertip etti. Buluşmaya, KLİMİK Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Abonesi Prof. Dr. Alpay Eziyet, Dernek Genel Sekreteri Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz ve İdare Heyeti Aboneleri Prof. Dr. Önder Ergönül ile Prof. Dr. Gökhan Aygün katıldı. Enfeksiyon uzmanlarının hastalıkla alakalı Türkiye’de afaki ve mübalağalı bir panik havası dağıldığını belirterek, Türkiye’nin şu anki hakikat aslının dünyada çok daha fazla vefata neden olan İnfluenza A ve B grubu gripler olması gerektiğini bildirdi.   Aynı zamanda Sıhhat Bakanlığı Koronavirüs Bilim Heyeti Abonesi olan Prof. Dr. Alpay Eziyet, “Salgının çıktığı Aralık ayından itibaren çok yakın bir biçimde takip ediyoruz. Olabildiğince bilimsel bilgiler sunmaya mücadele ediyoruz. Ama her salgında olduğu gibi bu salgında da çok fazla lekeli bilgi var. Az evvel Ankara’dan geldim. Havalimanında maskeli yurttaşlar gördüm. Türkiye’de maske kullanımı şu an çok afaki. Özellikle N95 veya FFP3 olarak öğrenilen tıbbi maskeleri ancak eğitimli sıhhat çalışanları doğru biçimde kullanabilirler. Ayrıca maskeleri afaki kullanmanın hasarı dahi var. Palavracı güven duygusu yaratıp, bireylerin hijyen kaidelerini hafifletmesine yol açabilir. Şu an için koronavirüsten korunmanın tek yolu öteki tüm üst solunum yolu enfeksiyonlarında olduğu gibi kumpaslı ve sık el pakliği sağlamaktır” dedi. Sağlık Bakanlığı uyardı: Sadece maske kullanmak yetmez “Yurtdışına giderken maske takalım mı?” biçiminde sualler aldıklarını kaydolan Prof. Dr. Eziyet, şöyle konuştu: “Zati Çin’e gerekmedikçe gitmeyin ihtarı var. Hastalığın görülmediği ülkelere giderken maske takmaya gerek yok. Türkiye’nin termal kamera tarama uygulaması yaptığı ülkelere gidecekler maske kullanabilirler. Bu virüs uçakta çok basit bulaşan bir virüs değil. Misalin termal kameraya birisi tutuldu ve biz bu şahsın tehlikeli bölgelerden geldiğini öğreniyoruz, ateş olduğunu tespit ettik. O şahsın yalnızca iki koltuk önde iki koltuk arkada ve iki koltuk yanındaki bireyler, temaslı kabul ediliyor. Başka Bir Deyişle o uçakta bulunan herkes, uçuş takımı vesaire, temaslı sayılmıyor. Bizi neşelendiren bir belirti de hala en çok olay rakamı ve vefatların Çin’le hudutlu kalması. Öteki ülkelerde olay rakamlarında üzgün çoğalışlar mevzubahisi değil. Bu da salgının hakimiyet altına alınması mevzusunda ümitlerimizi artıran bir belirti.” Sağlık Bakanlığı uyardı: Sadece maske kullanmak yetmez Prof. Dr. Gökhan Aygün ise koronavirüsün gribe yol açan influenza virüsleri gibi çok süratle değişmeye müsait bir genetik yapısının olmadığına işaret ederek, “Bu salgın sürecinde yine koronavirüsten bir değişinim, apayrı özelliklere sahip, çok süratle dağılabilen ve değişik izlenebilecek bir virüs temennimiz yok” dedi. Sağlık Bakanlığı uyardı: Sadece maske kullanmak yetmez Sıhhat Bakanlığı Koronavirüs Bilim Heyeti Azalarından ve KLİMİK Derneği İdare Heyeti Abonesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz de rehabilitasyon için yeni bir ilaç geliştirilmediğini, çalışmaların hali hazırda sürdüğünü belirtti. Yavuz şu bilgileri verdi: “Yapılan son çalışmalarda 6-7 günlük gibi kuluçka süresi söyleniyor. Ateş ile başlayan öksürük, ilerleyen günlerde soluk darlığı ve zatürreye neden oluyor. Aslında bildiğimiz bir hastalık bu, zatürre. Vefat oranı MERS ve SALLA’a göre çok daha düşük. Yüzde 2-2,5 ortamında. SALLA’ta yüzde 10, MERS’te ise yüzde 35-37 gibi bir vefat oranı vardı. Rehabilitasyonda şu an kesin olarak faalliği gösterilmiş bir antiviral ilaç yok. Bizim daha evvelden HIV / AIDS rehabilitasyonunda kullandığımız ‘proteaz inhibitörleri’ özelliği olan ilaçlarımız vardı. Onlardan bir tanesinin tesiri olduğu söyleniyor, ilk neticelerin pozitif olduğu söyleniyor. Ama kesin bu işi çözüyor değil henüz. Yeniden aynı gruptan bir başka HIV ilacı daha var ancak onunla alakalı çalışmalar henüz deneysel düzeyde, hastalarda uygulaması yok. Bu ilaçlardan biri Türkiye’de de kullanılıyor, var. Bir de grip için kullanılan bir preparat var. Hemen hemen tam koronavirüslerde faal. Onu da bazı hastalarda sınıyorlar.” Avrupa Enfeksiyon Hastalıkları Derneği ile KLİMİK Derneği İdare Heyeti Abonesi Prof. Dr. Önder Ergönül, günde takribî 2 bin ile 2 bin 500 arasında teşhis olduğunu belirterek, “20 bine katlandı tanı almış toplam olay rakamı. Acaba bu çan çarpıksı ne zaman tepe noktasına erişecek ve düşüşe geçecek? Günlük teşhis rakamı binli sayılara düştüğünde olacak bu. Ama tepe noktasının 50-60 binden alt olmayacağı çok sarih şu anda. Başka Bir Deyişle 75 bine kadar erişebilir olay rakamı. Bu çoğalıştaki kırılmanın tek yolu var. O da hastaların rehabilitasyon edilmesi ya da aşı bulunması değil. Hakikat usul yalıtım. Başka Bir Deyişle enfeksiyon hakimiyet temkinleri. Şimdilik 26 ülkede görüldü. 20 bin 636 tanı konmuş olay var. Takribî 7 bin hastalık belirtileri olan ama kesin tanısı olmamış olay ve ne yazık ki 427 ölü var” dedi. Türkiyede caddelerde koronavirüs değil grip salgınlarının olduğunu ve şu anda Türkiye’nin reelinde koronavirüs bulunmadığını söyleyerek, grip virüsünün koronadan daha çok insanın vefatına yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Ergönül, laflarını şöyle sürdürdü: “ABD’de son bir senede milyonlarca insan gribe tutuldu ve 10 bine yakın vefat oldu. Grip virüsü çok daha süratle biçim değiştirebiliyor. O sebeple aşısını yapmakta problem yaşar bilim dünyası. Bu sebeple aşısı hep tartışılır. Yeniden de aşı gözeticidir. Koronavirüste ise risk bu ebatta değil henüz. Bir de kent efsaneleri türedi. Misalin koronavirüste tuzlu suyla gargaranın hiçbir ehemmiyeti ve tesiri yok. Çin mülkü mahsullerden hastalık bulaşmaz. Her gördüğünüz Çinli ya da Uzakdoğulu insanın hastalandığını düşünmek sıhhatsiz bir yaklaşım. Pandemi başka bir deyişle Çin’deki gibi bir dağılmanın öteki ülkelerde olması mevzubahisi değil. Daha evvel bu hastalık neden yoktu? Daha evvel öğrenilmiyordu. Misalin 100 sene evvel Ortadoğu’ya dönersek neredeyse tam hastalıklar veba diye geçiyordu. Detaylı inceleme edilemiyordu. Verem dahi topu topu 100 senelik bir geçmişi olan bir hastalık. Son 20 senede 20 yeni virüs keşfedildi. Bunlar giderek de çeşitleniyor. Artık ismini koyabiliyoruz. Evvelden de bunlar oluyordu, insanlar can verip gidiyordu ama biz nedenini öğrenmiyorduk. Çin’den gelen görüntüler de reelci değil zira korona öyle pat diye öldüren bir hastalık değil. Günler sürüyor hastalığın ölümcül safhaya gelmesi.” 'Koronavirüs için maske kullanmak gereksiz, hatta zararlı bile olabilir' -1

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Yorumlara Kapalıdır